Fas Turları
2 senedir Fas’ın farklı bölgelerine yaptığımız yolculuklardan bahsetmek istiyorum.
Fas 1. Tur (19-26 Eylül 2015)
Kazablanka(2)- Marakesh (1)-Essaouira(1)-Agadir(3)-Kazablanka(1)
Esim Fas da çalışmaya başlayalı bir kaç ay olmuştu. Fas’da bize gördüğü güzel yerleri gezdirmek için Kurban Bayramı tatilini bekledik. Beklediğimize de değdi. Çok güzel bir tur planlamış: Marakeş’de eski şehrin dar sokaklarında dolaşmak, kendini Tom Cruise filminin bir sahnesinde hissetiriyor.
Essouira’nın maviye boyalı sokakları, balıkçı tekneleriyle güzel bir Portekiz kasabası havası veriyor. Dalga sörfü ile oğlumun ilk tanışması burada oldu. Arkasından Agadir, tam bir tatil cenneti uçsuz bucaksız ipeksi kumsalı, gel-git'leri ile günün farklı zamanlarında farklı şekiller alıyor.
Fas 2. Tur (7-16 Eylül 2016)
Kazablanka(2)- Ouarzazate /Ayt Bin Haddu Kasbah/ Tinghir (1)-Merzouga/ Sahara Desert / Toudgha El Oulia (1)- Marakeş (1) – El Jadida (3)- Kazablanka (1)
Bu tur da Kurban Bayramına denk geldi. Malum Türkiye’de çalışıyordum ve oğlumun da okulu vardı. Dolayısı ile tatillerimizi biriktirerek eşimin yanına gezmeye geliyorduk. O da sağ olsun tam bir tur rehberi gibi öncesinden planlar yaparak her seferinde Fas’ın başka bir büyülü yanını gösterdi bize.
Uçsuz bucaksız Kum tepelerinden oluşan çöle seyahatimiz, Ouarzazate’deki iki ayrı Kasbah’ı gezerek başladı. Kasbah’lar Tamamen kerpiçten yapılmış, iç içe geçmiş müthiş büyük yerleşim yerleri. Bazı kesimlerinde yaşam hala sürüyor.
Sonra Atlas dağlarını, biraz sarsıcı dolambaçlı bir yoldan aşarak geçtik. Çöle vardığımızda güneş batmak üzereydi. Deve ile kum tepelerini aşmak sonra deveden inip, çıplak ayak ile en yüksek kum tepesine çıkmak, her ne kadar yorucu olsa da karşıdan güneşin kızıl renkleri ile batışını izlemek- sonsuz kum tepeleri insana sonsuzluk hissi veriyor. Tek bir ağaç, ot bile yok, sadece göz alabildiğine kum. O geceyi çölün kenarındaki otelimizde geçirdik.
Dönüşte Toudgha El Oulia'daki kanyondaki incecik derede serinlemek bana çok iyi geldi. Bu kadar ateş/toprak benim için fazla, bir su burcu kadını olarak susuz yapamadığımı anladım. Dönüşte Marakeş üzerinden El Jadida’ya geçip, yorgunluğumuzu güzel bir otelde dinlenerek attık. Deniz, kum, ATV turları tam oğluma göreydi.
Fas 3. Tur (17 – 28 Haziran 2017)
Kazablanka (4) – Agadir/Taghazout/ Paradis Plage (5)-Kazablanka (2)
Artık Fas’a ısınma turlarındayız. Oğlumun okulu kapanıp, ben de iş devirlerimi yapınca bir ay sonra Fas’a taşınacağız. Eşimin Fas’ın güzel yerlerini gezdirme, bize buraları sevdirme çalışmaları devam ediyor.
İlk birkaç gün yeni evimizi ve etrafını tanıma, eksikleri tespit etme ve biraz da Kazablanka'yı gezmekle geçti. Ancak Ramazan olduğu için Kazablanka ölü şehir moduna geçmişti . Dolayısı ile güneye gidip biraz tatil yapalım istedik. Oğlum için Sörf benim için Yoga derslerinin bulunduğu Taghazout bölgesine geldik. Ramazan olduğu için Arife gününe kadar yerel turist hiç yoktu. Kocaman sahil ve tesiste sadece bir- iki yabancı ve biz vardık. Müthiş keyifli bir atmosferi, harika yoga mekanları, sizi alıp bambaşka yerlere götürüyor. Dönmek zor oldu, ama dönüp Kazablanka'ya temelli gelmek için toplanmak lazımdı.
Fas 4. Tur (31 Ağustos- 4 Eylül 2017)
Şafşavan (1)– Ceuta/ İspanya – Marbella-Ronda- Puerto Banus (4)
Bu turun detaylarını bir önceki ‘Maviye Yolculuk’ yazımda verdiğim için detaylara girmiyorum.
Fas’a taşınalı 3 ayı biraz geçti. Buranın yemekleri, havası, iklimi çok güzel: örneğin Ekim sonunda hala 25 derece, kısa kollularla dolaşıyoruz. Hemen hemen istediğimiz her şeyi, tatları bulabiliyoruz. Bugün yufka buldum, ıspanaklı kol böreği yaptım, anneannemin mutfağı koktu, hoş öyle bir mutfak 27 senedir yok, ama ne bileyim insan kokularla taa çocukluğuna gidebiliyor.
Artık teknoloji sayesinde özleminizi bir nebze de görüntülü görüşerek gidermek, sosyal medyada dolaşırken yan odadaymışçasına Türkiye’de hissetmek mümkün.
Soğuk da, yağmurlu da olsa İstanbul'da olup, çayın yanında simitle bir dost sohbetini veya anneciğimin sıcacık mutfağında üstünde dumanı tüten keklerini yemeyi, sarılıp koklamayı tercih ederim.
‘Bülbülü altın kafese koymuşlar, yine vatanım demiş’
Bu vesile ile Cumhuriyet Bayramınızı tebrik ederim.
Fas 1. Tur (19-26 Eylül 2015)
Kazablanka(2)- Marakesh (1)-Essaouira(1)-Agadir(3)-Kazablanka(1)
Esim Fas da çalışmaya başlayalı bir kaç ay olmuştu. Fas’da bize gördüğü güzel yerleri gezdirmek için Kurban Bayramı tatilini bekledik. Beklediğimize de değdi. Çok güzel bir tur planlamış: Marakeş’de eski şehrin dar sokaklarında dolaşmak, kendini Tom Cruise filminin bir sahnesinde hissetiriyor.
Essouira’nın maviye boyalı sokakları, balıkçı tekneleriyle güzel bir Portekiz kasabası havası veriyor. Dalga sörfü ile oğlumun ilk tanışması burada oldu. Arkasından Agadir, tam bir tatil cenneti uçsuz bucaksız ipeksi kumsalı, gel-git'leri ile günün farklı zamanlarında farklı şekiller alıyor.
Fas 2. Tur (7-16 Eylül 2016)
Kazablanka(2)- Ouarzazate /Ayt Bin Haddu Kasbah/ Tinghir (1)-Merzouga/ Sahara Desert / Toudgha El Oulia (1)- Marakeş (1) – El Jadida (3)- Kazablanka (1)
Bu tur da Kurban Bayramına denk geldi. Malum Türkiye’de çalışıyordum ve oğlumun da okulu vardı. Dolayısı ile tatillerimizi biriktirerek eşimin yanına gezmeye geliyorduk. O da sağ olsun tam bir tur rehberi gibi öncesinden planlar yaparak her seferinde Fas’ın başka bir büyülü yanını gösterdi bize.
Uçsuz bucaksız Kum tepelerinden oluşan çöle seyahatimiz, Ouarzazate’deki iki ayrı Kasbah’ı gezerek başladı. Kasbah’lar Tamamen kerpiçten yapılmış, iç içe geçmiş müthiş büyük yerleşim yerleri. Bazı kesimlerinde yaşam hala sürüyor.
Sonra Atlas dağlarını, biraz sarsıcı dolambaçlı bir yoldan aşarak geçtik. Çöle vardığımızda güneş batmak üzereydi. Deve ile kum tepelerini aşmak sonra deveden inip, çıplak ayak ile en yüksek kum tepesine çıkmak, her ne kadar yorucu olsa da karşıdan güneşin kızıl renkleri ile batışını izlemek- sonsuz kum tepeleri insana sonsuzluk hissi veriyor. Tek bir ağaç, ot bile yok, sadece göz alabildiğine kum. O geceyi çölün kenarındaki otelimizde geçirdik.
Dönüşte Toudgha El Oulia'daki kanyondaki incecik derede serinlemek bana çok iyi geldi. Bu kadar ateş/toprak benim için fazla, bir su burcu kadını olarak susuz yapamadığımı anladım. Dönüşte Marakeş üzerinden El Jadida’ya geçip, yorgunluğumuzu güzel bir otelde dinlenerek attık. Deniz, kum, ATV turları tam oğluma göreydi.
Fas 3. Tur (17 – 28 Haziran 2017)
Kazablanka (4) – Agadir/Taghazout/ Paradis Plage (5)-Kazablanka (2)
Artık Fas’a ısınma turlarındayız. Oğlumun okulu kapanıp, ben de iş devirlerimi yapınca bir ay sonra Fas’a taşınacağız. Eşimin Fas’ın güzel yerlerini gezdirme, bize buraları sevdirme çalışmaları devam ediyor.
İlk birkaç gün yeni evimizi ve etrafını tanıma, eksikleri tespit etme ve biraz da Kazablanka'yı gezmekle geçti. Ancak Ramazan olduğu için Kazablanka ölü şehir moduna geçmişti . Dolayısı ile güneye gidip biraz tatil yapalım istedik. Oğlum için Sörf benim için Yoga derslerinin bulunduğu Taghazout bölgesine geldik. Ramazan olduğu için Arife gününe kadar yerel turist hiç yoktu. Kocaman sahil ve tesiste sadece bir- iki yabancı ve biz vardık. Müthiş keyifli bir atmosferi, harika yoga mekanları, sizi alıp bambaşka yerlere götürüyor. Dönmek zor oldu, ama dönüp Kazablanka'ya temelli gelmek için toplanmak lazımdı.
Fas 4. Tur (31 Ağustos- 4 Eylül 2017)
Şafşavan (1)– Ceuta/ İspanya – Marbella-Ronda- Puerto Banus (4)
Bu turun detaylarını bir önceki ‘Maviye Yolculuk’ yazımda verdiğim için detaylara girmiyorum.
Fas’a taşınalı 3 ayı biraz geçti. Buranın yemekleri, havası, iklimi çok güzel: örneğin Ekim sonunda hala 25 derece, kısa kollularla dolaşıyoruz. Hemen hemen istediğimiz her şeyi, tatları bulabiliyoruz. Bugün yufka buldum, ıspanaklı kol böreği yaptım, anneannemin mutfağı koktu, hoş öyle bir mutfak 27 senedir yok, ama ne bileyim insan kokularla taa çocukluğuna gidebiliyor.
Artık teknoloji sayesinde özleminizi bir nebze de görüntülü görüşerek gidermek, sosyal medyada dolaşırken yan odadaymışçasına Türkiye’de hissetmek mümkün.
Soğuk da, yağmurlu da olsa İstanbul'da olup, çayın yanında simitle bir dost sohbetini veya anneciğimin sıcacık mutfağında üstünde dumanı tüten keklerini yemeyi, sarılıp koklamayı tercih ederim.
‘Bülbülü altın kafese koymuşlar, yine vatanım demiş’
Bu vesile ile Cumhuriyet Bayramınızı tebrik ederim.




Yorumlar